Okuduğumdan bu yana üzerinden zaman geçti ancak yine de yeni açtığım bu dijital günlükte yer almasını istediğim kitaplardan biri Hyunam-Dong Kitabevi. Bu kitapta büyük olaylar ya da fırtınalı yaşanmışlıkları okumuyoruz. Roman aslında ana karakterin kendi fırtınasından sonraki dingin günleriyle başlıyor. Kendine bir sığınak inşa eder gibi bir kitapçı inşa ediyor ve başlangıçta günlerini bu kitapçının içerisinde, tabiri caizse saklanarak geçiriyor. Ancak zaman geçtikçe sığınak yalnız sığınak olmaktan çıkıyor ve yavaş yavaş içindekilerle bir yuvaya dönüşüyor. Ve kitapçının daimî müşterileri ve çalışanları, bir noktadan sonra birbirlerinin seçtikleri ailesi olmaya başlıyor.
Kitap çoğu insana fazla öğüt veren vari ya da çok durağan gelebilir ama benim oldukça beğendiğim bir kitap oldu. Bunun en büyük nedeni kendimi karakterlerin yerine koyabilmem, onların hislerini anlayabilmemdir. Herkesin hayatında bazı değişimler olur. Bunlardan bazıları büyük bazıları küçüktür. Bazen kendimize baktığımızda beş yıl önce hayal ettiğimiz kişi ve yerden çok uzakta olduğumuzu görebiliriz ama bu kitapta bunun her zaman kötü bir anlam ifade etmediğini, yaşamın insanın seçimlerinden ibaret olduğunu ve küçük seçimlerimizin bile hayatımıza büyük etkisi olduğunu anlatıyor yazar. Bazen o küçük adımları atmaktan korkup hayatımız hiç değişmeden kalsın istiyoruz. Ama adım atmakta korkacak bir şey olmadığını hatırlatıyor.
